Korkuluk Neden Bir Süre Sonra İşe Yaramaz? Hayvanlarda Alışma
Hayvanlar tekrarlanan uyaranlara zamanla daha az tepki verir. Alışmanın nasıl işlediğini, neye alışılıp neye alışılmadığını ve bahçede kalıcı sonuç veren önlemleri anlatıyoruz.
Mert Ekinci 4 dk okuma
Bahçesine ilk kez korkuluk diken biri genellikle sonuçtan memnun kalır. Kuşlar birkaç gün boyunca uzak durur, tarhın kenarına bile inmez, insan da yöntemin işe yaradığını düşünür. Ancak aradan bir hafta, bazen daha kısa bir süre geçtiğinde aynı kuşların korkuluğun omzuna konduğu görülür. Burada bozulan bir şey yoktur; nesne aynı nesnedir, duruşu da değişmemiştir. Değişen şey hayvanın o nesneye verdiği tepkidir. Doğada son derece yaygın olan bu süreç, alışma diye adlandırılır ve canlıların tehlike listesini sürekli güncellemesini sağlar.
Alışma, öğrenmenin en yalın biçimidir
Alışma, bir uyarana tekrar tekrar maruz kalan canlının tepkisinin zamanla azalmasıdır. Öğrenmenin en basit ve en yaygın türü sayılır, çünkü ödül ya da ceza gerektirmez; yalnızca tekrar yeterlidir. Sürekli aynı biçimde gelen ve ardından kötü bir şey gelmeyen bir uyaran, canlının dikkat bütçesinde giderek daha az yer kaplar. Bu, bir kusur değil kazançtır. Her hışırtıya, her gölgeye, her sese ilk günkü şiddetle tepki veren bir hayvanın karnını doyurmaya, yavrusuna bakmaya ya da dinlenmeye vakti kalmaz.
İlk seferki tepki neden en güçlüsüdür
Tanımadık bir şeyle karşılaşan hayvan, o şeyin ne olduğunu bilmediği için en pahalı tepkiyi seçer: kaçmak. Kaçmak enerji harcatır, yem arama zamanını böler, bazen yavruyu geride bırakır. Buna rağmen ilk karşılaşmada mantıklıdır, çünkü bilinmeyenin maliyeti belirsizdir. İkinci, üçüncü, onuncu karşılaşmada ise hayvanın elinde bir geçmiş kaydı vardır: bu şey duruyor, yaklaşmıyor, arkasından bir saldırı gelmiyor. Tepkinin şiddeti bu kayıtla birlikte düşer. Doyma noktasına gelmiş bir tepki artık davranışı yönetmez, arka plana çekilir.
Neye alışılır, neye alışılmaz
Her uyaran aynı hızda etkisini yitirmez. Sabit, tekdüze ve öngörülebilir olanlar en çabuk sıradanlaşır. Rüzgârda hep aynı biçimde sallanan bir bez, düzenli aralıklarla çalan bir ses, aynı köşede duran bir siluet birkaç tekrarda tanıdık hale gelir. Buna karşılık düzensiz aralıklarla gelen, yönü ve şiddeti değişen, arkasından gerçek bir sonuç doğuran uyaranlarda alışma çok yavaş ilerler ya da hiç kurulmaz. Bir yerde gerçekten kovalanan hayvan, o yeri uzun süre riskli sayar ve tekrar sayısı arttıkça tedbiri gevşemez.
Kentte yaşayan hayvanlarda görülen fark
Yerleşim yerlerinin çevresinde yaşayan hayvanların insana kırsaldakilerden daha yakın durması bu mekanizmayla açıklanır. Sürekli insan sesi, araç gürültüsü ve hareket içinde büyüyen bir kuş için bunlar tehdit değil, ortamın zeminidir. Aynı kuş türünün az insan gören bir bölgedeki bireyleri çok daha erken kaçar. Burada söz konusu olan cesaret değil, birikmiş deneyimdir. Bu yüzden bir bölgede işe yarayan uzak tutma yöntemi, başka bir bölgede aynı sonucu vermeyebilir.
Alışmanın geri dönüşü de vardır
Tepkinin sönmesi kalıcı bir silinme değildir. Uyaran uzun süre ortadan kalkar, sonra tekrar ortaya çıkarsa tepki kısmen geri döner. Aynı şekilde, alışılmış uyaranın niteliği değişirse, örneğin sabit duran şey aniden hareket ederse, hayvan yeniden en baştaki gibi ürker. Bu iki özellik, alışmanın körü körüne bir unutma olmadığını, sürekli güncellenen bir değerlendirme olduğunu gösterir. Canlı, tanıdık olanı listeden düşürür ama listeyi kapatmaz.
Bahçede ve evde pratik karşılığı
Bu bilgi, hayvanlarla ilgilenen herkes için doğrudan işe yarar. Bir uzak tutma düzeneği kurulacaksa, düzeneğin yerini, biçimini ve zamanlamasını belirli aralıklarla değiştirmek tek başına en etkili önlemdir. Aynı yerde aynı biçimde duran hiçbir nesne uzun süre caydırıcı kalmaz. Buna karşılık besin kaynağını ortadan kaldırmak, çöp kabını kapalı tutmak ya da meyveyi filelemek gibi fiziksel engeller alışmadan etkilenmez; çünkü bunlar hayvanın tepkisine değil, erişimine müdahale eder. Uzun vadede işe yarayan çözümler genellikle bu ikinci gruptadır.
Evcil hayvanlarda aynı mekanizma
Evde yaşayan bir kedi ya da köpek de aynı yasaya tabidir. Kapı zili, elektrikli süpürge ya da asansör sesi ilk günlerde büyük tepki alırken zamanla sıradanlaşabilir. Bu süreç kendiliğinden ilerlediği gibi, sesi çok düşük düzeyde ve kısa süreli vererek, hayvan sakin kaldığı sürece kademeli olarak artırarak da desteklenebilir. Aceleci ve yüksek şiddetli tekrar ise ters etki yapar; hayvan alışmak yerine o sese karşı duyarlılığını artırır. Ölçü, hayvanın rahat kaldığı düzeyde kalmaktır.
Korkuluğun bir süre sonra işe yaramaması, yöntemin baştan yanlış olduğunu göstermez; canlıların dünyayı tek seferde değil, tekrarlar üzerinden öğrendiğini gösterir. İlk karşılaşmanın şiddeti, tekrarla birlikte kaçınılmaz biçimde azalır. Bunu bilen kişi, hayvan davranışını hem daha doğru okur hem de kalıcı çözümü doğru yerde arar.